top of page
101A0159.jpg

Kirpikler Öne Düştüğünde

Mekana özgü yerleştirme, fotoğraf, kolaj serisi, ses 

Sergi yerleşim görselleri:

İzmir, Bergama'da bir Rum Evi, Yunanistan / Midilli, Sigri'de bir Rum Evi

Bellek, geçmişi belli bir zaman dilimine hapseden resmi tarihe karşı, sürekli kendini canlı tutan, hatırlanan toplumsal hafızayı da içinde taşır. Toplumsal hafızamızı kaybettiğimizde bugünle kurduğumuz ilişkinin düşünsel ve duygusal boyutlarından da uzaklaşırız. Zorla yerinden edilmelerin, bir evi kaybetmenin, bir evi terk etmenin, mekansal varoluş kaybının açtığı boşluğu anlayabiliyor muyuz?

​

Farklılıklarımızla, benzerliklerimizle bir arada olabilmenin; kimliklerin ve sınırların ötesinde bir düş’ün, karşı karşıya bir masada oturabilmenin katıksız huzurunu ararken hatırlıyoruz:

​

“Bak: hafıza nasıl da bağlıyor saçları geriye,

ve titreyerek bunca hakikatten,
izin verir kirpiklerin öne düşmesine.

Omuzların ve göğsün gerilir.”

​

İsmini şair Odysseas Elytis (Alepoudelis)’in hakikatin ağırlığına ve hafızaya atıfta bulunan “Yalın Çalışma” isimli şiirinin bu dizelerinden alan sergi, zorla yerinden edilmeleri kimlik, ev, köklenme ve göç kavramları üzerinden işliyor. Bergama’da eski bir Rum evinde ve Yunanistan'da Midilli /  Sigri'de bir Rum evinde açılan bu sergi, Günseli Baki ve Yücel Tunca'nın ortak çalışmalarından; Günseli Baki'nin mekana özgü yerleştirme, kolaj serisi, ses yerleştirmesi ve Yücel Tunca'nın mekana özgü yerleştirme ve fotoğraf serisinden oluşuyor.

Sergi mekanının kendisini de hatırlamanın bir parçası olarak çalışmaya dahil eden sergi, bugünden geçmişe değil, geçmişten bugüne gelen tanıklığın izleri üzerinden bir kavrayış öneriyor.

​

Uzun yıllar boyunca politik pozisyonlarını oluşturup tahkim etmeye çalışan siyasi hegemonik yapılar çoğu zaman yıkıcı sonuçlar doğuran oyunlarını iki kıyının halklarına dayatmış olsalar da, bu iki yakanın insanları çalkantılı Ege’nin dalgalarını aşıp ortak geçmişlerinin hikayeleriyle dolu kent sokaklarında beraberce yürümeyi biliyor. Umudu bugünden geleceğe taşıyan Mustafa ile Stratis’in* torunlarının hikayesinden ilham alan sergi, pembe sardunyayı köklendiriyor.

​

Καρσί / Karşı projesi kapsamında gerçekleşen sergi, mayıs 2025'de Bergama’da, haziran 2025'te ise Sigri, Lesvos’ta sergilendi. Kuzey Ege Denizi'nin karşı kıyılarında yer alan sanat toplulukları ve kültür kuruluşları arasında köprüler kurma ve ilişkiler başlatma temel fikrini yansıtan Καρσί/Karşı projesi, yerel sanatçıları, kültür çalışanlarını ve izleyicileri bir araya getirerek, uzun süreli sanatsal ortaklıklar yoluyla gelişmeye devam eden sınır ötesi diyaloglar yaratmayı amaçlıyor.

​

Καρσί / Karşı projesi 2024 yılınca Anadolu Kültür, TAVROS ve NOUCMAS ortaklığında yürütüldü.

*Midillili gazeteci Stratis Balaskas’ın dedesi Stratis, 1922 yılında Bergama’daki Domuzalanı’nda, evlerinin önündeki çam ağacına asıldı; ninesi ve iki halası da canlarını kurtarmak için kaçmaya çalışırken Dikili yolunda öldürüldü. Ailesinden sadece babası Midilli’ye ulaşabildi. Eski Bergama Belediye Başkanı ve araştırmacı yazar Sefa Taşkın’ın dedesi Mustafa, 1912’de Midilli’de öldürüldü. Ailenin diğer bireyleri yanlarına alabildikleri birkaç parça eşya ve bir pembe sardunya ile bindikleri kayıkla Anadolu kıyılarına ulaşıp Bergama’ya yerleştiler.  Stratis Balaskas 1991 yılında gazeteci olarak Bergama’ya geldiğinde, aile hikayelerindeki trajedinin benzerliğinden habersiz, dönemin Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın ile tanıştı. O gün aralarında başlayan dostluk yıllara yayıldı. Birlikte Ege Denizi’nin barış denizi haline gelmesi için büyük çaba sarf ettiler. Sefa Taşkın 1995’te bir grup Bergamalı ile Midilli’de düzenlenen Türk-Yunan Barış Şenliği’ne katıldı, ertesi yıl Midilli’den yüzlerce kişi Bergama’da düzenlenen Barış ve Dostluk Festivali’ne katılmak için Ege’nin bu kıyısına geldi. Bütün zorluklara rağmen halkların yeniden kucaklaşmasını sağlayan Balaskas ile Taşkın 1996 yılında Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü ile ödüllendirildi.

Beni Adımla Çağır

Mekana özgü yerleştirme : fotoğraf & ses

Rum ve Türk ailelerin arşiv fotoğrafları: Bergama Belediyesi Seslendirenler: Nesrin Ermiş Pavlis, Spiros Pavlis

Kirpikler Öne Düştüğünde

Mekana özgü yerleştirme

Vual kumaş, ayna üzerine kolaj ve taş​​

Anlatacak Çok Şeyi Var

44x44 cm- 4 seri, 20x30 - 2 seri kolaj​​

"Ev hem beden hem de ruhtur. (...) ev sayesinde anılarımızın büyük bir bölümü yerleşecek br yer bulur; (...) anılarımız da niteliği gittikçe belirginleşen sığınaklar edinir. Ömrümüz boyunca kurduğumuz düşlerde dönüp dönüp geliriz buralara"

Gaston Bachelard, Mekanın Poetkası.

  • Facebook
  • Instagram

Telif Hakkı © 2015 Günseli Baki - Tüm Hakları Saklıdır.

bottom of page