"ARKA BAHÇE VE DENİZ FENERİ", antik dönemdeki yöntemlerle Bergama’da parşömen üretimini devam ettirme konusunda ısrarcı iki genç kadının hikayesini, toplumsal ve kültürel olarak inşa edilen kadın kimliğine yüklenen “doğası gereği” ve “özel alan” kavramları ekseninde anlatıyor. Kamusal alanın erkeğe, özel alanın kadına ait olarak görüldüğü toplumsal düzenin aksine, bu çalışmada özel alan “ev”in yerini arka bahçe alıyor. Arka bahçe aynı zamanda “kadınlar hassastır, yapamaz” denilen bir zanaati devam ettirdikleri ve üretmekten huzur duydukları “kendine ait bir oda” olarak karşımıza çıkıyor. Kitap projesi olarak tasarlanan serinin el yapımı kitabı, Demet ve Nesrin için kadın dayanışmasının simgesi olarak sınırlı sayıda üretildi ve proje 8 Mart’ta yayınlandı.   

"THE BACKYARD AND LIGHTHOUSE" tells the story of two young women who produces parchment with ancient methods in Bergama, through gender issues in which female identity is constructed in cultural context with notions “by women nature” and “private space”.  In contrary to the patriarchal social system in which the public space belongs to men and the private area to women, in this photography serie the private space is replaced by “the backyard”. The backyard is also a place that they do a work which is told that women can not do “by their nature” because they are sensitive. The backyard is a “Room of One’s Own” (Virginia Woolf) for them. The serie, designed as a handmade book project. The handmade book was produced only for Demet and Nesrin as a symbol of women's solidarity. The project  is published on March 8th.

 

ARKA BAHÇE VE DENİZ FENERİ

 

M.Ö. II. yüzyılda Atina’daki bir kütüphane kitaplarını açık arttırmayla satışa çıkartır. Bu açık arttırmaya katılan Bergama Kütüphanesi, İskenderiye Kütüphanesi’nden daha fazla bir bedel ödeyerek kitapları satın alır. Bu durumdan rahatsızlık duyan Mısır’daki Ptolemaios Krallığı sadece Nil kıyısında yetiştirilen ve yazı malzemesi olarak kullanılan papirüsün Bergama’ya gönderilmesini yasaklar. Bergama Kralı II. Eumenes, papirüse alternatif bir yazı malzemesi arayışına girer. Bergama kütüphane sorumlusu Krates, krala keçi ve oğlak derisinin yazı yazmaya uygun hale getirilebileceğini söyler. Deriler kalsiyum, karbonat, kireç gibi malzemelerle temizlenir, inceltilir ve çerçeveye iplerle gerilerek kurumaya bırakılır. Deriden hazırlanan bu parşömenlere “Charta Pergamena” / “Bergama Kağıdı” adı verilir. Bitkiden üretilen papirüse karşılık deriden yapılan parşömen, Çinliler’in kağıdı bulmalarına kadar yazı malzemesi olarak papirüsün yerini alır ve Bergama’dan dünyaya yayılır. Bergama Krallığı, bu önemli buluş sayesinde bilim ve kültürde ilerleyerek, Ptolemaioslar’a bağımlı olmadan kitap üretmeye devam eder. Parşömenin icadı aynı zamanda kitabın ve ciltlemenin de icadıdır. Bin beş yüzyıl boyunca en önemli yazı malzemesi olan parşömen, antik çağ bilimini de Rönesans’a taşır.

 

Bergama’nın sahip olduğu bu önemli kültürel mirası, Anadolu’nun son karatabağı 87 yaşındaki İsmail Araç‘ın çıraklığını yaparak, antik dönemdeki yöntemlerle parşömen yapımını öğrenen iki özel kadın; Demet ve Nesrin devam ettiriyor. Kadınların maruz kaldığı her türlü negatif ayrımcılığın yanında, toplumsal olarak inşa edilen kadın kimliğinin duygusal, hassas, kırılgan hatta irrasyonel olarak görülmesinin yarattığı sorunlar, Demet ve Nesrin’in de çıktıkları bu yolculukta peşlerini bırakmamış. Ama kendilerine olan inançlarını hiç yitirmemişler. Ustaları İsmail Araç’ı, onun yanında çırak olarak çalışmak için ikna etmeleri iki buçuk yıl sürmüş. İsmail Usta, derilerin pis kokması, fiziksel güç gerektirmesi nedeniyle kadınların bu işi yapabileceklerine önceleri hiç inanmamış. Demet ve Nesrin’i test etmek için en pis, en kanlı derileri eldivensiz olarak kullanmalarını istemiş, dereden kovalarca kum taşıtmış. Dört yıllık bir çıraklık döneminden sonra kalfalığa, 2017 yılında düzenlenen “Peştamal Kuşatma Töreni” ile de Türkiye’deki bilinen ilk kadın parşömen ustaları olmayı başarmışlar.

 

Parşömenin, Demet ve Nesrin için kültürel bir mirası gelecek nesillere aktarma sorumluluğunun yanında başka anlamları da var: Demet’in hayatını anlamlandırma arayışı içindeyken karşısına çıkmış parşömen. Onun için bir kılavuz, bir deniz feneri olmuş. Nesrin için ise parşömenleri ürettiği arka bahçe; gizli bir sığınak, sessiz ve yalnız kalabildiği, kendini var ettiği özel alanı.

Burası, kaybolmak üzere olan bir zanaatı devam ettirmenin sorumluluğunu taşıyan iki genç kadının, zorlu zamanlarda deniz fenerinin ışığıyla aydınlanan arka bahçesi…

THE BACKYARD AND LIGHTHOUSE

In 2nd century BC a library in Athens had auctioned off its books. Pergamon Library had participated in this auction and had bought the books by paying more than Library of Alexandria. The Ptolemaic Kingdom in Egypt feeling annoyed with this, banned the exportation of papyrus which was grown only in shores of River Nile and used as writing material to Pergamon. The King of Pergamon, Eumenes II, started to search for an alternative writing material to papyrus. Crates who was the director of Pergamon Library informed the king that he could make goat and young goat leather suitable to write on. Leathers were cleaned and scraped with materials like calcium, carbonate and lime and stretched in drying frames. These parchments are called as “Charta Pergamena” / “Paper of Pergamon”. As the alternative of papyrus made from papyrus plant, parchment made from animal skin had taken the place of papyrus until invention of paper by the Chinese and it was spreaded to the world from Pergamon. Due to the invention of parchment paper, Pergamon Kingdom had continued writing books without being dependent on Library of Alexandria by progressing in science and culture. Invention of parchment is the invention of book and bookbinding as well. Parchment which had been the most important writing material for one thousand and five hundred years, had carried the ancient science to Renaissance.   

This important cultural heritage of Bergama is being carried out by two special women, Demet and Nesrin who have learnt ancient production method of parchment by being apprentices of 87 year old İsmail Araç, the last tanner of Anatolia. During this period Demet and Nesrin faced problems which are caused by gender roles that are socially constructed by patriarchy which sees female identity as emotional, sensitive, fragile and also irrational, besides all kind of negative discrimination that women are exposed to. However they have never lost their faith. It took for them two and half year to convince their Master, İsmail Araç for accepting them as his apprentices. At the beginning, Master Ismail did not believe that women could do this craft due to bad smell of the leathers and need of physical power. In order to test Demet and Nesrin he made them touch the dirtiest and the most bloody leathers without gloves and carry many buckets of sand from the brook. After completing their apprentice period which lasted four years, then they became journeywomen and then they achieved to be the first women parchment masters of Turkey within a traditional ceremony organized in 2017.  

 

Besides the responsibility to transmit this cultural heritage to next generation, parchment have other meanings for Demet and Nesrin: Demet came across with parchment while she was looking for the meaning of her life. Parchment has become a guide, a lighthouse for her. For Nesrin the backyard where she produces parchment is a hidden shelter, a special space to enjoy her solitude and to feel her presence.

 

This is the backyard of two women enlightens by a lighthouse at their difficult times…

 

El yapımı kitap

48 sayfa, 148 mm x 210 mm, dijital baskı.

İmzalı ve damgalı 4 kopya

Şubat 2019, sanatçı baskısı.

Handmade book with coptic stitch binding

48 pages, 148 mm X 210 mm, digital printed

Signed and stamped 4 copies

February 2019, self published.

1/1

Dijital Baskı Kitap

48 sayfa 200 mm X 200 mm

170 gr/m2, yarı mat kuşe

10 adet imzalı ve damgalı kopya 
 

Digital Printed Book

48 pages  200 mm X 200 mm

170 gr/m2 / Half matte coated paper
10  signed and stamped copies, self published

Pre-order: gunselibaki@gmail.com

©2015 by Günseli Baki

ALL RIGHTS RESERVED